BG 2.71 — Sankhya Yoga
BG 2.71📚 Go to Chapter 2
विहायकामान्यःसर्वान्पुमांश्चरतिनिःस्पृहः|निर्ममोनिरहङ्कारःशान्तिमधिगच्छति||२-७१||
vihāya kāmānyaḥ sarvānpumāṃścarati niḥspṛhaḥ . nirmamo nirahaṅkāraḥ sa śāntimadhigacchati ||2-71||
विहाय: abandoning | कामान्यः: desires | सर्वान्पुमांश्चरति: all | निःस्पृहः: free from longing | निर्ममो: devoid of mineness | निरहङ्कारः: without egoism | स: he | शान्तिमधिगच्छति: peace
GitaCentral Türkçe
Bütün arzuları terk ederek, özlemsiz, sahiplenme duygusu olmadan ve benliksiz dolaşan kişi, huzura erişir.
🙋 Türkçe Commentary
【Kelime Anlamları】विहाय (vihāya) - terk ederek, कामान् (kāmān) - arzular, यः (yaḥ) - o kişi ki, सर्वान् (sarvān) - tüm, पुमान् (pumān) - insan, चरति (carati) - hareket eder, निःस्पृहः (niḥspṛhaḥ) - özlemden arınmış, निर्ममः (nirmamaḥ) - sahiplik duygusundan yoksun, निरहंकारः (nirahaṅkāraḥ) - bencillikten uzak, सः (saḥ) - o, शान्तिम् (śāntim) - huzur, अधिगच्छति (adhigacchati) - ulaşır. 【Yorum】Özlem duymadan yaşayan, tüm arzuları terk etmiş, benlik ve sahiplik duygusundan arınmış, yaşamın sadece temel ihtiyaçlarıyla yetinen ve bu temel ihtiyaçlara bile bağlılık duymayan insan, Moksha'ya yani sonsuz huzura ulaşır.
English
Swami Gambirananda
Swami Adidevananda
Hindi
Swami Ramsukhdas
Sanskrit
Sri Ramanuja
Sri Madhavacharya
Sri Anandgiri
Sri Jayatirtha
Sri Abhinav Gupta
Sri Madhusudan Saraswati
Sri Sridhara Swami
Sri Dhanpati
Vedantadeshikacharya Venkatanatha
Sri Purushottamji
Sri Neelkanth
Sri Vallabhacharya
Detailed Commentary
**2.71. O, bütün arzuları terk edip, özlemden uzak, 'benim' duygusundan ve benlikten yoksun olarak yaşayan kişi huzura erer.** **Yorum:** **"vihāya kāmān yaḥ sarvān pumānś carati niḥspṛhaḥ"** — Elde edilmemiş bir nesneye yönelik isteğe 'kāmanā' (arzı) denir. Sağlam bilgeliğe sahip bilge, tüm arzuları tamamen terk eder. Arzuları terk ettikten sonra bile, bedenin sürdürülmesi için ortaya çıkan sade zorunluluk — yer, zaman, nesne, kişi, eşya vb. ihtiyacı, yani elde edilmiş veya edilmemiş olsun, hayatı sürdüren nesnelere duyulan ihtiyaç — 'spṛhā' (özlem, tutku) olarak adlandırılır. Sağlam bilgeliğe sahip bilge, bu 'spṛhā'yı da terk eder. Sebebi şudur: Bedenin alındığı ve bir ihtiyaç duyulduğu hakikat olan amaç — o Hakikat'e erişilmiştir; o ihtiyaç yerine getirilmiştir. Artık beden kalsa da kalmasa da, bedensel ihtiyaçlar karşılansa da karşılanmasa da — o buna kayıtsız kalır. İşte bu, onun özlemden uzak (niḥspṛha) oluş halidir. Özlemden uzak olmak, onun hiçbir şekilde geçim araçlarını tüketmediği anlamına gelmez. Geçim araçlarını tüketir, faydalı ve zararlı olana da dikkat eder — yani, daha önceki manevi uygulama aşamasında bedeniyle vs. nasıl davrandıysa, şimdi de aynı şekilde davranır; ancak içinde bedenin iyi kalması veya hayatı sürdüren nesnelerin gelmeye devam etmesi gibi bir kaygı yoktur. Bu bölümün elli beşinci ayetinde, arzunun terk edilmesi 'prajahāti yadā kāmān sarvān' sözleriyle ifade edilmişti; aynı nokta burada 'vihāya kāmān yaḥ sarvān' sözleriyle ifade edilmektedir. Bu, Karma Yoga'da tüm arzular terk edilmeden sağlam bilgeliğe sahip bir bilge olunamayacağını ima eder; çünkü dünyayla bağlantı sadece arzular nedeniyle kurulur. Arzular tamamen terk edildiğinde, dünyayla bağlantı kalamaz. **'nirmamaḥ'** — Sağlam bilgeliğe sahip bilge, 'mamatā'yı ("benim" duygusunu) tamamen terk eder. İnsanın kendine ait saydığı nesneler gerçekte onun kendi değildir; bilakis, dünyadan alınmışlardır. Alınmış bir nesneyi kendine ait saymak bir hatadır. Bu hata ortadan kalktığında, sağlam bilgeliğe sahip bilge, nesnelere, kişilere, eşyalara, bedene, duyulara vb. karşı "benim" duygusundan uzak olur. **'nirahaṅkāraḥ'** — Kendini bedenle özdeşleştirip "Ben bu bedenim" diye düşünmek benliktir (ahaṅkāra). Bu benlik, sağlam bilgeliğe sahip bilgede kalmaz. Beden, duyular, zihin, zeka vb. hepsi bir ışık altında algılanır ve "ben-olma" duygusu ( 'ben' hissi) da bir ışık altında tecrübe edilir. Dolayısıyla, o Işık'ın bakış açısından, beden, duyular, zihin, zeka ve benlik duygusu ('ben' hissi) — tüm bunlar algılanan nesnelerdir. Algılayan, algılanandan ayrıdır — bu kuraldır. Bunun idrakine varıldığında, sağlam bilgeliğe sahip bilge benliksiz olur. **'sa śāntim adhigacchati'** — Sağlam bilgeliğe sahip bilge huzura erer. Bu, arzu, özlem, "benim" duygusu ve benlik duygusundan yoksun hale gelindiğinde huzurun gelip elde edildiği anlamına gelmez; bilakis, huzur her insanda kendiliğinden açıktır. Sadece gelip geçici nesnelerden mutluluk elde etme arzusu ve onlarla bir "benimlik" ilişkisi sürdürme nedeniyle huzursuzluk ortaya çıkar. Dünyaya yönelik arzu, özlem, "benim" duygusu ve benlik duygusu tamamen terk edildiğinde, o zaman kendiliğinden açık olan huzur tecrübe edilir. Bu ayette, bu dördü — arzu, özlem, "benim" duygusu ve benlik duygusu — arasında benlik duygusu asıl olanıdır. Sebebi şudur: Tek bir benlik duygusunun olumsuzlanmasıyla, tümü olumsuzlanır — yani, 'ben' hissinin kendisi kalmazsa, o zaman 'benim' hissi nasıl kalabilir, kim arzulayacak ve kimin için? Sadece 'nirahaṅkāraḥ' (benliksiz) demek, içinde arzunun vb. terk edilişini de kapsıyorsa, o zaman arzunun vb. terk edilişi neden açıklanmıştır? Cevap şudur: Bu dördü — arzu, özlem, "benim" duygusu ve benlik duygusu — arasında arzu en kabadır. Özlem arzudan daha incedir, "benim" duygusu özlemden daha incedir ve benlik duygusu "benim" duygusundan daha incedir. Dolayısıyla, dünyayla bağlantıyı bırakmada, önce arzu terk edilirse, diğer üçünü terk etmek kolaylaşır. Arzu ederek hiçbir şey elde edilmez. Bir nesne, ancak elde edilmek kaderinde yazılıysa elde edilecektir. Bu nedenle, arzu terk edilmelidir. Arzuyu terk ettikten sonra bile özlem kalır. Özlemin yerine getirilmesi (bedensel sürdürüm için gereklilik) de bizim elimizde değildir — yani, özlemin yerine getirilmesinde bile bağımsız değiliz. Ne olacaksa o olur; o halde özleme tutunmanın faydası nedir? Bu nedenle, beden için yiyecek, su, giysi vb. konusunda umudu bırakarak, özlem terk edilir. **Benlik duygusu ve "benim" duygusundan özgür olmanın yolları:** **Karma Yoga bakış açısından** — "Hiçbir şey benim değildir"; çünkü hiçbir nesne, kişi, durum, olay, hal vb. üzerinde bağımsız bir yetkim yoktur. Hiçbir şey benim olmayınca, o zaman "Benim hiçbir şeye ihtiyacım yoktur"; çünkü eğer beden benimse, o zaman yiyeceğe, suya, giysiye vb. ihtiyacım olur, ama beden hiç benim olmayınca, o zaman hiç kimseden hiçbir şeye ihtiyacım kalmaz. Hiçbir şey benim olmayınca ve benim hiçbir şeye ihtiyacım olmayınca, o zaman "ben"den geriye ne kalır? Çünkü "ben" ancak bir nesneye, bedene, duruma vb. yapışarak ortaya çıkar. Kendine ait denilen sözde beden vb. şeyin dünyayla tamamen ayrı olmayan bir bağlantısı vardır. Dolayısıyla, kendine ait denilen sözde beden vb. ile ne yapılacaksa, sırf dünyanın refahı için yapılmalıdır; çünkü benim hiçbir şeye ihtiyacım yoktur. Böyle bir his ortaya çıktığında, "ben"in tarafgirliği kendiliğinden yok olur ve Karma Yogī benlik duygusundan ve "benim" duygusundan özgür olur. **Sāṅkhya Yoga bakış açısından** — Tüm varlıklarda kendi öz doğasının "Ben varım" şeklindeki kendiliğinden açık varlığının (varoluş halinin) bilgisi kalır. Burada, "ben" Doğa'nın bir parçasıdır ve "varım" varlıktır. Bu "varım" aslında "ben" ile ilişkilidir. Eğer "ben" kalmazsa, o zaman "varım" kalmaz; bilakis, "vardır" kalır. "Ben varım", "sen varsın", "bu vardır" ve "şu vardır" — bu dördü kişi ve mekan-zaman ile ilişkilidir. Eğer bu dördü, yani kişi ve mekan-zaman, yapışılan şeyler olmazsa, o zaman sadece "vardır" kalır; sadece "vardır"da kalınır. "Vardır"da kalarak, Sāṅkhya Yogī benlik duygusundan ve "benim" duygusundan özgür olur. **Bhakti Yoga bakış açısından** — "Ben" ve "benim" denilen her şey yalnızca Rabbe aittir. Çünkü benim denilen nesne üzerinde en ufak bir yetkim bile yoktur; ama Rabbin onun üzerinde tam yetkisi vardır. O bir nesneyi nasıl tutuyorsa, nasıl tutmak istiyorsa, öyle durur. Dolayısıyla, tüm bunlar yalnızca Rabbindir. Bunlar sırf Rabbin hizmetine adanmalıdır. Sahip olduğum beden, duyular, zihin ve zeka — bunlar da Onundur ve ben de Onunum. Böyle bir his ortaya çıktığında, Bhakti Yogī benlik duygusundan ve "benim" duygusundan özgür olur. **Bağlantı:** Arzu, özlem, "benim" duygusu ve benlik duygusundan özgür olunduğunda onun halinin ne olduğu açıklandıktan sonra, konu bir sonraki ayetle sonuçlandırılmaktadır.