"Ey Keshava! Alametleri uğursuz görüyorum ve savaşta akrabalarımı öldürmekte hiçbir hayır görmüyorum."
Açıklama – "Ey Keshava! Alametleri uğursuz görüyorum." Anlamı şudur: Herhangi bir işe başlarken zihindeki şevk (neşe) ne kadar büyük olursa, o şevk onun başarıyla sonuçlanmasını o kadar sağlar. Fakat eğer şevk daha en başta kırılırsa, eğer zihnin kararlılığı ve sezgisi sağlam değilse, o işin sonucu hayırlı olmaz. Arjuna, "Şu anda bedenimde meydana gelen belirtiler—uzuvların gevşemesi, titreme, ağzın kuruması vb.—bu kişisel alametler de uğurlu değil" derken bu duygu içindedir. Bunun yanı sıra, daha önce meydana gelen alametler—gökten meteorlar düşmesi, vaktinden önce tutulmalar, depremler, hayvanların ve kuşların korkunç sesler çıkarması, ay üzerindeki karanlık lekenin soluyor gibi görünmesi, bulutlardan kan yağması vb.—bunlar da uğurlu değildi. İşte ben bu iki tür alameti—şimdikileri ve öncekileri—göz önüne aldığımda, her ikisi de bana uğursuz, yani yaklaşan bir felaketin işareti gibi görünüyor.
"Savaşta akrabalarımı öldürmekte hiçbir hayır görmüyorum."—Bu savaşta kendi akrabalarımızı öldürmekten bizim için herhangi bir kazanç umudu yoktur. Bu savaşın sonucunda, ne bu dünya ne de öteki dünya bizim için faydalı görünmektedir. Sebebi şudur: Kendi ailesini yok eden kişi tamamen günahkâr olur. Dolayısıyla, aileyi yok ederek sadece günah kazanacağız, bu da bizi cehennemlere ulaştıracaktır.
Bu ayette, "alametleri görüyorum" ve "hayır görmüyorum" şeklindeki iki ifadeyle Arjuna şunu demek istemektedir: İster alametlere bakayım, ister kendi kendime düşüneyim, her iki şekilde de bu savaşın başlangıcı ve sonucu ne bizim için ne de genel olarak dünya için hayırlı görünmüyor.
Bağlantı – Bir sonraki ayette Arjuna, ne uğurlu alametler gösteren ne de herhangi bir hayır vaat eden, bu nedenle uğursuz görünen bir zaferi elde etmek istemediğini ifade edecektir.
★🔗